Günlük Burç Yorumunuz

bu-bicc87r-kurgu.png

Merhaba 🙂

Meraklı Beyaz Tilki ile bir burç köşesine daha hoş geldiniz. Bugün sizlerle günlük burç yorumlarını ve neler yapmanız gerektiğini paylaşacağım. ∴ 

  1. Aslanlar, aman dikkat! Bugün sevdiğiniz bir insandan büyük bir kazık yiyebilirsiniz. O çok sevdiğiniz değerli arkadaşınız halbuki arkanızdan neler çeviriyormuş. Aman düşman başına! Bundan dolayı size naçizane tavsiyem; konuştuğunuz kişilere dikkat edin. Bir fincan kahvenizi bugün insanlarla paylaşmanıza gerek yok.
  2. Koçlar, bugün güneş adeta sizin için doğmuş. Evren sizinle J Uzun zamandır çözemediğiniz durumları artık çözebilir ve arkadaşlarınıza kutlayabilirsiniz. He bu arada sevgiliniz yoksa bugün telefonunuza güzel bir mesaj gelecek benden söylemesi.

…”

Karşınıza böyle bir yazı çıksa ne hissedersiniz? Aslan burcuysanız burcunuza karşı tutumunuz ne olur? Ben böyle bir yorum okusam Koç burcu olmak için beynimde yollar oluşturmaya çoktan başlamıştım. İç sesim bas bas “Senin yükseleninde aslında Koç. Onu dinle.” derken sesinin kısıldığını bile hissediyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşım “Her burç her kişide aynı durmaz.” der. Ben onu ve inançlarımı kaynak alarak bu konuyu daha gerçekçi bir boyuta geçiriyorum. O yorumları demin ben yazdım. Burçların özelliklerini kenara bıraktım ve sıfırdan bu satırları kendi elimle doğaçlama yaparak yazdım. Şimdi Aslan burcu olanlara soruyorum; “Sizin gününüz gerçekten bu kadar kötü geçecek mi?” Kendinizi orada görmek isterseniz bu soruyu sormama bile gerek yok. Şimdiden buluşacağınız arkadaşlarınıza “Bugün gelemeyeceğim, işim çıktı.” gibi bir mesaj çoktan atmışsınızdır. Ama tekrar söylüyorum bu bir kurgu.BU BİR KURGU Ne ben tanrıyım ne de sizi bütünsel olarak tanıyorum. Moda’da Fat Cat diye inanılmaz sempatik bir kahveci var. Kahve severlerdenseniz sonraki kahve duraklarınızdan olabilir. Onlardan her kahve aldığımda bardağın arkasında “Coffee is not a rocket science” yazıyor. Kahvemin tadını o andan sonra anlatamıyorum bile. O kahve oluyor cennet bahçelerinden su ♥ Bende inançlara ve yaptırımlarına bu şekilde bakıyorum. Burcunuz ve ya günlük yorumları sizler değilsiniz. İsminiz ve bütününüz sizin burcunuz. ♥ Yazarken bile içim ferahladı 🙂

Uzun sözün kısası; burcunuzda, mutluluğunuzda, kaygınızda, sevabınızda ve kimliğinizin toplamı sizsiniz. Bunun için siz neyseniz ona inanın. Kendi burcunuz kendiniz olun ♥♥♥

bu-bicc87r-kurgu2.png

Advertisements

Merak et!

Meraklı beyaz tilkiye sormuşlar;

Neden meraklısın? Neden sadece beyaz bir tilki olmayı seçmedin? Neden beyaz olmak istedin? Başka renk mi kalmadı? Neden renklere bu kadar taktın? Beyazın siyahtan farkı nedir ? Hem siyah zayıf da gösterir.

Bizim tilki gülmüş ve sakince neden meraklı olduğunu anlatmış. Önce kelimelerini dikkatli seçerek şunları söylemiş;

Merak hayat sevgisinden gelir. Hayatı sevebilen insanlar merak eder. Merak edenler bu dünyayı güzelleştirir. Önemli olan değer yaratmak. Adını sorduklarından iki özel isimden daha fazlası olmalısın. Kitaplar okumalı, yazmalı ve paylaşmalısın. Her zaman arkadaşına bi’ kahve ısmarlayacak kadar sevgi ve saygın olmalı. Sevgi ile yapılan yemekler en lezzetli olanları. Saygı ile kurulan cümleler duyması en güzel olanları. Samimi olanları dinlemeye değer olanları. Diğerleri GDO’lu! Diğerleri yapay, yavan ve edepten noksan! Merak etmek hayat sevgisini en güzel gösterme yolu. Merak et ve ettir! Arkadaşının anlattığı filmi, ailenin kitaplığında bulunan kitapları, değer verdiğinin herkesin samimiyetle paylaştığı küçük detayları merak et. İlgin olsun olmasın onları dinle ve her zaman sende onlar bir koyduysa iki koy. Bak o zaman nasıl yeşeriyor dünyan. Güneş nasılda güzel parlıyor.

Meraklı Beyaz Tilki British Museum‘a yolunuz düşerse kütüphanesine ayrı vakit ayırmanızı tavsiye eder. Müzede en etkileyici bölümlerden biri.

tumblr_inline_npexj18s6u1sfjjkp_1280

Meraklı Beyaz Tilki British Museum‘a yolunuz düşerse kütüphanesine ayrı vakit ayırmanızı tavsiye eder. Müzede en etkileyici bölümlerden biri.

 

Sonra susmuş ve içten bir gülümsemeyle anlatmaya devam etmiş;

Her insan aynı doğar. Bizi birbirimizden farklı tutan tek şey neleri merak ettiğimiz. Bundan dolayı bir apartmanın içinde bütün daireler birbirinden farklı. Aynı duvarlar farklı renklere boyanıyor. Akşam yemeklerinde bundan dolayı hep farklı konular açılıyor. Bundan dolayı okunan kitaplar yan daire ile aynı olmuyor. Bundan dolayı akşamları apartmanda farklı kanal sesleri yankılanıyor.

Bogdan Girboven‘in yapmış olduğu fotoğraf projesi’ne mutlaka bakın. Komşusunun kapısını tamir ederken ilham alan fotoğrafçı apartman sakinlerinin aynı çatı altında farklı hayatlarını çok güzel bir şekilde yansıtıyor.

Bizi farklı kılan bu küçük detaylar. Paylaşım ise seni sen beni ben yapan birleşim noktası. İşte bu nedenden dolayı hep merak et. Gökyüzü neden mavi? Tavuk mu yumurtadan çıkar, yumurta mı tavuktan? Neden gökkuşağını rengarenk? Neden çiçekler ve hayvanlar bu kadar renkli? Neden aslanlar ormanların kralı? Bu soruları hep sor. Hatta saçmalayabilirsin. Merak edenler yerçekimini, suyun kaldırma kuvvetini ve dünyanın nasıl oluştuğunu buldu. Yoksa düşen elma her gün düşüyor, aynı hamamda o suda kaç kişi yıkanıyor ve kemik parçası diyebileceğimiz kalıntılar kaç bin yıl aynı toprak altında bekliyordu. Newton sıradan bir gün gibi düşünse kim bilir ne zaman yerçekimi kanıtlanacaktı?

Sen de cevapları yetmezse tekrar araştır. Gerekirse kendi kaynaklarını yarat Öğrendiğini düşündüğün an ise git başkasına anlat. Onların o bilgileri nasıl harmanladığını anlamaya çalış. İşte o zaman merakın ne kadar güzel bir şey olduğunu anlarsın. Çünkü merak etmeden paylaşamazsın.

 

41bz6juMwiL._SX323_BO1,204,203,200_

Son olarak da tilkimiz Mark Haddon’un The Curious Incident of the Dog in the Night-Time adlı kitabını herkese tavsiye eder. Çavdar Tarlasında Çocuklar gibi eserleri seviyorsanız ise gerçekten okunmaya değer bir eser.

Sayın okuyucu Meraklı Beyaz Tilki bugün sizinle onu mutlu eden ve ilham veren kitap ve yerleri paylaşarak neden bu kadar meraklı olduğunu anlatmak istedi. Umarım siz de yazıdan zevk alır ve keyfinizi paylaşırsınız. Meraklı Beyaz Tilki’yi okuduğunuz için teşekkürlerini sunar 🙂  

Pepsi Ad Review

170405095816-kendall-jenner-pepsi-ad-1024x576I believe there are two kinds of people;

1.People who prefer Coca-Cola

2.People who prefer Pepsi

However, when you randomly observe people in diners and restaurants its is highly seen that competition is nonsense. I personally think that Pepsi is just an alternative when one cannot find Coca-Cola. I mean it is obvious; Pepsi is coke with more sugar! I may not be the perfect soda drink consumer but, when I want to drink something refreshing with my pizza and hamburger I drink regular Coke. It tastes better than any other beverages in terms of completing small sinful meals. When revising reasons behind this preference, there are several cultural, social and psychological factors.

First and most importantly (!), new and the most unsuccessful ad showed Pepsi’s ignorant approach towards social movements. Dayna Evans (2017) writes in her article how ad-world professionals see the work and I believe every word in it. As it is written product cannot bring peace! It is like introduction course in college; emotions sell the product, not the product itself. Neither using celebrity top model nor creating fake peaceful environment solves anything. Renaissance art has ended like centuries ago. Media and art industries are no longer direct copies of our surroundings. Nowadays with artistic style, social message is also important as a mean. Whether one is American, Black, European, Latin, or from other nations there are socially constructed values that should be empowered. One cannot use a photograph of  a black woman just because it seems strategic. Also social and cultural background should be thought. Kendall Jenner bringing and giving can of Pepsi to a policeman is different and cheap move when compared to real Black Lives Matter Movement. There are no logical reasons justifying misunderstanding company’s poor sense of unity. 

2016-07-11t22-38-00-366z--1280x720.nbcnews-ux-1080-600

 

On the other hand, there is this globally known company sharing happiness and unity. Coca-Cola Company may not sell the healthiest product in the world. Yet, their ad campaigns reflect how people can be happy and peaceful by using real social structure in the world. For instance Happiness Truck is one of the most successful projects the company made. There were trucks filled with colorful balloons travelling around the world. People were smiling and sharing that joyous moment. Plus, real footage were shown as the material. It wasn’t edited. In other words, company had the right insight; make people happy by surprising them. There were no super models or celebrities. Only humane thing was spreading happiness. It was selling the emotion not the action itself.

These images are taken from Google Images.

Putting all these into consideration, Pepsi is losing the game. Creating an ad is very hard task. That’s why there are so many advertisement companies helping big brands. They make researches and write reports about social statistics. They not only use them to construct strategies for companies but also publish those reports. Pepsi could read them if they insist making their ads indoor. I personally believe that there are certain limits in media and Pepsi is having bad influence by all means.

References

Evans, Dayna. “Ad-World Insiders on How the Hell That Pepsi Ad Got Made.” The Cut. N.p., n.d. Web. 10 Apr. 2017.

Meraklı Beyaz Tilki’nin Beyoğlu Sergi Notları

Bu hafta İstanbul’da hiç olmadığım kadar turist oldum! Bir hafta öncesinden çarşamba gününü sergi gezme günü ilan ederek olası bütün programlarımı iptal ettim. En rahat ayakkabımı ve “Fotoğraf çekebilir misiniz?” diyen Japonlar misali meraklı ruh halimi giyerek Beyoğlu’nda en sevdiğim galerilere gittim. Önce Akbank’ da bulunduğunu düşündüğüm mekan olmayan mekanlar hakkında olan bir sergiye gitmeyi planlamıştım fakat; serginin bittiğini öğrenerek bir kere daha zamanın ne kadar çabuk geçtiğini hatırladım. Halbuki serginin açılış ve kapanış tarihlerini biliyordum! Gene de diğer sergileri daha uzun gezebileceğimi düşünerek sokağa çıktım. Sırasıyla Galeri Nev, Piartworks İstanbul, Zilberman ve Arter’ e gittim. Bu süre içinde arkadaşımla kendimizi keyifli sohbetler içinde bulduk. Peki bu sergiler bizi nasıl etkiledi? Konuları nelerdi? Neden güzeldi ve neden değildi?

Öncelikle Galeri Nev’ de Ali Kazma’ nın video çalışmalarından vardı. Ali Kazma bana göre son dönemlerin en başarılı yeni medya ve video sanatçılarından olabilir. 2014 yılında Arter’ de üç katı da dolduran bir video sergisi vardı. Time Maker adlı sergiyi en az 2-3 saatte gezdiğimi hatırlıyorum. Uzun zamandır beni bu kadar etkileyen bir sergi olmamıştı. Hatta videoları seyretmek beni oldukça mutlu etmişti.

20170406_021330Time Maker Sergisi’nden bir fotoğrafım

Sergi hakkında detaylı bilgi için buraya tıklayabilirisiniz.

Galeri Nev’ de ise tek bir videosu vardı. Fakat, Ali Kazma’ nın çalışmalarını takip eden birisi olarak videoyu tekrar tekrar seyrettim ve aynı hazzı aldım. Bu sefer diğer sergiden farklı olarak üç videoyu yan yana yerleştirmişti. Videolarda cam yapılıyordu. Işıkların ve renklerin güzellikleri makinanın sesi ile somutlaşıyordu.

Galeri Nev’den çıkıp Zilberman’a gitmeyi amaçlarken karşıma Piartworks İstanbul çıktı! Parastou Forouhar’ın Written Room adlı mekan enstalasyonu oldukça dikkat çekiciydi. Sanatçı Doğu oryantalizm klişelerine karşı çıkarak hem Farsi’lerin hem de Batılıların anlamayacağı bir çalışma sergiliyordu. Bembeyaz bir odaya ve pinpon toplarına farsça yazılar yazmıştı. Sanatçının amacı ziyaretçilerin özellikle yazılanları anlayamamasıydı. Odaya girip giremeyeceğimizi bir yetkiliye sorarak çalışmanın tadını çıkarttık.

This slideshow requires JavaScript.

Mısır Apartmanı’nda bir kat daha aşağı inerek üçüncü durağımız olan Galeri Zilberman’a gittik. Burçak Bingöl’ün Mitos ve Ütopya sergisi en başta minimalist ve iki boyutlu eserlerinden dolayı beni ilk başta etkilemedi. Fakat, büyük salonun sağ köşesinde bulunan çiçek enstalasyonunu gördüğümde fikrim ışık hızıyla değişti. Sanatçının imzası çiçek motifleri olduğundan serginin geri kalanında da bu imza devam etti. Enstalasyondan sonra ise kırılmış çiçek motifli çömlek parçaları oldukça ilginç geldi. Sanatçının çömleği kırma videosu ise çalışmaya daha fazla anlam kattı. Son olarak da salonun solunda bulunan çiçek çalışmaları da serginin bana göre yıldız parçaları oldu. Sergiden çıkarken Mitos ve Ütopya isminin olası köklerini düşündük. Kırılan çömlek veya birden fazla materyalin bir eseri ortaya çıkarmasından dolayı ben bölünme kavramını başlangıç noktası alırken arkadaşım mitolojiyi öne sürdü.

Galeri Arter ‘de bulunan sergi öncekilere göre başka bir tutum sergiliyordu. Jake ve Dinos Chapman Anlamsızlık Âleminde sergisinde emperyalist dünya düzenine ve getirilerine karşı bir savunma yolu yaratmışlardı. Fakat, diğer iç açıcı sergilerden sonra, çalışmaları bazen farklı gelerek yarattıkları karmaşa ile aklımı karıştırdılar. Sanat nedir? Sorusunun tam bir cevabı olmadığı için hiçbir çalışmayı beğenmedim demem. Her çalışma kendi dinamiği ile varlığını korur. Jake ve Dinos Chapman bu anlamda başka bir düşünce sistemini sembolize ediyordu.

This slideshow requires JavaScript.

Günün sonunda eve geldiğimde bir günde ikiden fazla sergi gezmenin verdiği mutlulukla notları inceledim. Beni nasıl etkilediklerini tekrar düşünerek sonra gideceğim sergileri düşündüm. Sonraki duraklarım İstanbul Modern ve Borusan olacak.

The O.A

the oa

I just finished first season of The O.A and it was incredible! It is obvious that casting and story are perfect. I am still thinking of how Prairie (Nina) is played neat and nicely. Brit Marling is one of the most talented actresses of 2016. Besides her acting talent, learning she is also one of co-creators of the tv serie made her a true star!

Futhermore, there are other reasons making plot and the production more and more interesting. Chosen colours though scenes were firstly one of them. It was obvious art director chose lighter colours to emphasize story. However, there was this colour one couldn’t be missed; purple! Light one, dark one, blue-ish one, red-ish one and it goes on. At first it was not that interesting. However, after watching third episode and still being able to trace purple items, it became a game for me. In every new scene I started to trace shades of purple.

Lives main characters have represented social diversity we are encountering is the second reason making The O.A appealling. It wasn’t a simple teen tv serie investigating a mysterious incident. It wasn’t a Sherlock Holmes investigating some case kind of plot. It involved family problems and financial difficulties high school students face.  Yet, most importantly how these problems bring different people together enhanced relationships between characters. If I write details , I am sure it will be a great spoiler for you and I want more people to enjoy as much as I did. However, I can give you a hint by writing what I think about characters. I hate Hap! He is one of the main characters created theme of desire to escape and good versus bad. Yet, I still cannot admire his ambitious towards his experiment. He is like charismatic bad guy wearing the perfect smile and justifying his bad intentions. He is The Joker of Batman. He is the key character making the story more and more interesting.

Lastly and most importantly, references to mother nature made audience more connected with the story. As an example, movements helping characters to escape and heal their scars highlighted animal actions. Not only they brought new perspectives to the story, they explained how people can communicate without technology.

maxresdefault (1)

There are so many details I do want to write! I am choosing my words very carefully for not giving any spoilers ,but please watch The O.A! It consists sincerity and unity. Relationships between characters clearly show making empathy and thinking alike ease communication. Moreover, the incident happening at the end of season one proves Prairie’s friendly approach. There is a strong bond between events taking place in the story and how characters think at the end. Plus, if you like purple art director presents every shade without hesitation. Maybe purple is the new blue? 😉

Bu hafta yapacağınız küçük değişiklikler

Facebook’ta dolanırken klasik kişisel gelişim paylaşımları tekrar karşıma çıktı. Kaynak bu sefer severek her saçma testini bile ciddi bir iş yapar gibi çözdüğüm Buzzfeed‘di. İçerik  “Pizzanızı nasıl yediğinizi işaretleyin, size kişiliğiniz anlatalım”konseptli paylaşımlarının eğlencesinden uzak fakat bütün listeyi konudan kopmadan okutacak kadar hafif bir  listeydi. Beni en çok etkileyen maddeleri sizin için aşağıda anlattım 🙂

  1. 3 dakikanız varsa: Instagram hesabınızı yatıştırıcı bir yere dönüştürün.

Şair aslında burada sevdiğiniz fotoğrafları uygulamanın save tuşu ile depolayın ve kendinizi bir nebze kötü hissetiğinizde saved kısmını açın diyor.

sub-buzz-16706-1490279010-2

  1. 5 dakikanız varsa: Güçlü gözüktüğünüz pozları çalışın.                                                       Diğer bir deyişle, önemli toplantılar ve yerlerde hem kendinizi güçlendirecek hem de karşı tarafa güven hissi verecek duruşlarınızı geliştirin. Bu tip duruşlar genel olarak dik durmak, çeneyi kaldırmak ve göğüs kafesini daha önde tutmak olarak gruplandırılabilinir. Bu duruşa önemli bir ödül aldığınızı hayal ederek geçebilirsiniz.

 

  1. 10 dakikanız varsa: Çalışırken en sakin ve üretken olduğunuz şekle girin.

Gittikçe hızı artan şehir hayatı ile kendimizle ilgilenme ve sakinleşme yollarımız azalmaya başladı. Çalışmak ve çalışmayı düşünmekten 2 günde bir yapılan yarım saatlik sporun huzurunu, sevdiğimiz rengi giymenin verdiği mutluluğunu ve nasıl daha üretken olduğumuzu unutuyoruz. Halbuki yapmamız gereken tek birşey var; odaklanırken en üretken ve kendimiz olduğumuz koşulları beynimizde tekrar canlandırabilmek.

  1. 15 dakikanız varsa: Aklınızdan geçen düşünceleri kaydedin ve aklınızdan çıkartın.

Stresli bir anınızda en yakın arkadaşınız yakında değil ve kendinizi başka yöntemler ile sakinleştiremiyorsanız yazarak ve ya video çekerek kaydedin. Böylece soyut belirsizlik somut çözümlere dönüşecek.

sub-buzz-17726-1490279106-2

  1. 20 dakikanız varsa: Ne zaman hangi hissinizi nasıl sergiliyorsunuz şemalaştırın.

Kaynağın aslında buna Mental Wellnes Plan deniyor. Planı özetlemek gerekirse basitce insanlara ne zaman nasıl hissettiğinizi açıklayabilecek kadar sizi yansıtacak ve onların size yaklaşımını kolaylaştıracak bir iletişime girin. Patronunuza gergin olduğunuzda daha fazla kahve içip masanızdan kalmadığınızı söylemek örneklerden biri. Böylece patronunuz önemli bir toplantıdan önce size olan yaklaşımını düzenleyip stres yönetiminizi rahatlatabilir.

Not: Bu paylaşımda bulunan görseller ve bilgiler asıl kaynaktan alınmıştır. Görsel ve bilgilerin orjinal versiyonlarına aşağıda bulunan linkten ulaşabilirsiniz.

http://bzfd.it/2nofcK9

Book Review: How to Be Parisian Wherever You Are

how-to-be-parisian-wherever-you-areWhat you won’t find in her closet

Three-inch heels. Why live life like halfway?

Logos. You are not a billboard.

Sweatpants. No man should ever see you in those. Expect your gym teacher- and even then. Leggings are tolerated.

A skimpy top. Because you are not fifteen anymore.

Sophie Mas, Audrey Diwan, Caroline Maigret and Anne Berest say on page 8 in their book How to Be Parisian Wherever You Are.

 It’s kind of book every woman would like to read whenever they are in search for their inner self. Being Parisian is being truly yourself as they claim. Having signature look, makeup and clothing are very essential. As a reader, I totally agree with them. Maybe it is cliché, but we all deserve better! As a true fan of Woody Allen movies, I see my mom as one of the lead characters in movies. She always put on messy but perfect eyeliner and wears similar shades of colours that match her soul. Her pieces are ageless and modern.

Women like her create the transparent beauty. The beauty that doesn’t get old since it relies of how one is looking. It is like making eyes and soul beautiful. After that who needs anything to be attractive?

We should and must be brands of ourselves, not clothes we wear. How much or how fashionable shouldn’t make the little black dress more important than how we stand in the crowd.

Besides creating own brand, this book also guides women how to win in life in every condition. We must feel comfortable before beautiful. If one cannot walk on heels, flats and sneakers are perfectly fine! Not being able to walk on heels is a worse scenery than not wearing one. Plus, you can dance more if you are happy with your shoe choice ;). Happy woman is more confident and attractive than one sitting in the corner with dull eyes. Can you imagine spending time with a woman who doesn’t have any story to share from the last party she attended?

Putting every detail and concept these incredible women wrote, it is a fascinating book showing us not how to behave. They are simply giving recipe of how to be ourselves and then inspire others around us. Whenever you are feeling lost or upset, just grab this book and start to read random advices they give. I am sure that you will hear your inner voice again! Nowadays science calls that the gut feeling. I can ensure you , it is always right. It is basically how you function. (Ok! Chocolate and other delicious deserts help to 🙂 But, there is always more chocolate you can eat).

I hope you will like the book! You can find it’s website below;

http://howtobeparisianbook.com/

I really really enjoyed every second of it! I wish you will love it as much as I did. 🙂